Pemfigus Vulgaris Nedir?

By Sağlıklı Yaşam

Deri hastalıklarından biri olarak bilinen pemfigus vulgaris nedir konusunda tüm detayları anlatıyoruz. Ağızda ve deride görülen bu hastalık kimi zamanlar burunda, cinsel organlarda, gözde veya boğaz içerisinde de görülebilmektedir. Bu rahatsızlığın dilimizde bir karşılığı bulunmasa da normal şartlarda içi su dolu kabarcık şeklinde olduğu ve bunun zamanla kuruyup yok olduğu bir gelişim süreci vardır.

Otoimmun hastalık grubunda yer alan pemfigus vulgaris, aslında bir savunma mekanizması olarak karşımıza çıkmaktadır. Organizmaya giren yabancı bir virüs ve bakteriye karşı vücudumuzun yaptığı bir savaş olarak nitelendirsek yanlış olmaz. Vücut ateşi gibi hastalıklara karşı gelişen bir tür derisel savunmadır. Hastalığın kimlerde görülebileceği konusunda kesin bir görüş birliği bulunmamaktadır.

Tam olarak pemfigus vulgaris hastalığı nedir diye soracak olursanız size vereceğimiz cevap şu olacaktır;

Organizmanın kendi derinizi yabancı olarak hissedip buna tepki olarak su toplaması ve size bunu hissettirmesi durumudur. Vücut o kadar şahane bir organizmadır ki tüm sistemlerine karşı yabancı hissettiği bir madde söz konusu olduğunda veya bir saldırı hissettiğinde bunun reaksiyonunu çok çabuk şekilde vermektedir.

Pemfigus Vulgaris başlangıcı nasıl gelişir?

Pemfigus vulgaris başlangıcı nasıl gelişir diye merak edenler için söyleyebileceğimiz şey, vücudunuz bir bakteriyi yabancı olarak algılayıp derinizle buna cevap verir. Önce derinin üst kısmında bir kabarma meydana gelir ve kısa sürede içi su dolar. Aslında derinin üst kısmındaki bağ dokuların birbirlerinden kopması sonucu oluşan yaralar ve yarılmalar bu hastalığın başlangıç evresidir.

Kabarcık şeklinde içi su dolunca hastalık kendini tam olarak endişeli bir bekleyişe doğru sürükler. Hasta bu rahatsızlığı nedeniyle hemen bir cilt doktoruna görünmek ister. Deneyimli hastalar ise bu içi su dolu kabarcığın kendiliğinden yok olmasını bekler. Geçmezse bir hekime görünmeyi isterler.

İçi su dolu kabarcıklar çok yumuşak yüzeyli olduğu için patlaması da o denli kolay olmaktadır. Patlayınca derinizin ıslandığını görebilirsiniz ve hissedebilirsiniz. Ağrı da bu patlamayla birlikte oluşur. Giderek de gözle görünebilir yaralar şeklinde kendini gösterir. Böylece pemfigus vulgaris adını verdiğimiz bu hastalık insanda endişeli bir sürecin belirtilerini göstermeye başlar.

Pemfigus Vulgaris Belirtileri Nelerdir?

Pemfigus vulgaris hastalığının en görülen belirtilerinden başlıcası ağız içinde bir türlü iyileşmek bilmeyen yaralardır. Birkaç haftayı geçmesine rağmen iyileşmiyorsa bu hastalıktan şüphelenilebilir. Hekime gitmenize, ağız içi yaralar için ilaçlar kullanmanıza veya gargara ile sürekli çalkalamanıza rağmen bu yaralar iyileşmiyorsa artık farklı bir tedavi türüne geçmenizin zamanı gelmiş demektir.

Bu ağız içi yaralar zaman geçtikçe saç içinde, yüzünüzde ve gövdenizin farklı bölümlerinde görülebilir. İçi su dolu kabarcıkların sayısı artarsa zaman geçirmeden bir dermatoloji uzmanına görünmeniz gerekir. Cilt yanıklarında oluşan su dolu kabarcıklar bu hastalıklarda da benzer şekilde görülür. Şeffaf bir görünümü varken giderek içi cerahat kaplanmış yaralara dönüşür. Yumuşak bir dış yapısı olduğu için bu cerahat dolu kabarcıklar kendiliğinden patlar ve artık yeni görünüme kavuşur.

Tedavi içim bir hekime gitmezseniz bu su oldu kabarcıkların patlaması hastalığın diğer bölgelere de yayılmasına neden olabilir. Yapısı itibariyle, gözlerde, burunda, ağız içinde, yutakta, saç derisinde ağrılı bir süreçte devam eder. Bazen de cinsel bölgelerde görülebilen pemfigus vulgaris hastalığı için kesinlikle bir dermatoloji uzmanına görünmeniz gerekir. Asla kendiliğinden geçmesini beklememek gerekir. Beklemek hastalığın yayılmasından başka bir işe yaramayacaktır.

Pemfigus vulgaris nedir konulu yazımız hastalık konusunda bilgilenmenizi sağlamak amacıyla yazılmıştır. Eğer bu hastalığın belirtilerinden birine sahipseniz vakit geçirmeden tedavi olmak için uzman bir hekime görünmenizi tavsiye ederiz.


oyna kazan ipucu

By diger

Son zamanların en fazla oynanan mobil oyunlarından biri olan oyna kazan ipucu suali oyuncular tarafından oldukça fazla merak ediliyor. Eğlendirirken kazandıran bu oyunun müptelası çok. Bilgi yarışması olarak nam salan ve 7 den 70 e birçok oyuncusu bulunan oyna kazan oyunu, para ödülü kazandıran güzel mobil uygulamalardan biri.

Sorular soruldukça internette oyna kazan ipucu şeklinde aramalar yapılıyor. Çok hızlı olmak ve doğru cevabı bulmak gerekiyor. Oyunda ilerlemek için ipucu sorunun cevabını bilmeniz lazım. Biz de bugüne kadar sorulmuş en ilginç ve zor oyna kazan ipucu sorusunun cevaplarını yayınlıyoruz.

oyna kazan ipucu sorusu – editörün kıyağı

Oyna kazan ipucu sorusu ve editörün kıyağı aramalarının en popüler cevaplarını sıralayacak olursak;

SORU: Tarihin babası olarak anılan Yunan tarihçi kimdir? CEVAP: Heredot

SORU: Geçmişte yaşanan olayları unutmayan kişilerin hafızası hangisine benzetilir? CEVAP: Fil

Editörün kıyağında ise popüler cevaplar KASAP ve ALMANYA’dır. LOLİTA, Vladimir Nabokov’un İngilizce dilinde yazdığı romandır. İlk baskısı 1955 yılında Paris’te yapılmıştır.


Gripten Kurtulmanın Hızlı ve Doğal Yolları

By Sağlıklı Yaşam

Gripten Kurtulmanın Hızlı ve Doğal Yolları

 

Havalar gerektiğince süratli bir şekilde soğumaya başladı. Kış aylarının sık sık karşılaşılan hastalığı ise ne mi? Tabi ki grip! Peki nedir bu gribin bulguları? Uykunuzdan boğaz ağrısıyla mı uyandınız? Öksürme ve hapşırma da yanında mi geldi? Evet, bu grip bulunduğunuzun yalnızca birkaç göstergesidir. Peki bundan en süratli şekilde kurtulmak amacıyla grip ilacı kullanmak yerine hangi natural yöntemlere başvurabiliriz? Gribe ne iyi gelir diye düşünüyorsanız, yanıtı yazımızda.

Gripten Kurtulmanın Doğal Yolları

 

İlk yapmanız gereken okulunuzdan ya da işyerinizden izin alabilmek olacaktır. Çünkü gribin en büyük düşmanı yorgunluktur. İyice dinlenerek tedavinize başlamanız gerekmektedir. Bu yüzden evde kalmanız yararlı olacaktır. 

Mutlaka yatakta uzanmanız gerekir. Fakat uyumamalısınız zira uyku durumu bağışıklık sisteminizi yavaşlatır ve mikroplarla savaşmayı zorlaştırır. Başınızı dik tutun ve uzanın, bunun amacıyla ekstra bir yastık da kullanabilirsiniz. Sonuç olarak  sinüs basıncınız hafifler ve daha basit soluk alırsınız.

Sıcak duş alın. Buhar solumak burnunuzu nemlendirecek ve tıkanıklığınızı azaltacaktır. Hem de hissedeceğiniz ısı ağrıyan kaslarınızın da rahatlamasına yardımcı olacaktır.

 

Bol miktarda sıvı tüketin. Çünkü bedene bol sıvı alabilmek burun tıkanıklığınızı kırar ve rahat soluk almanızı sağlar. Hem de dehidrasyonun sebep bulunduğu baş ağrısını ve yorgunluğu da önler. Elinizde her daim su şişenin hazır olsun ve bittikçe doldurun.

Sıcak bir şeyler tüketmek çok önemli. Kafeinsiz bitki çayları ve limon suyu boğaz ağrısı ve yorgunluğunuza çok iyi istikbaltir. Araştırmalar sıcak çayın soğuk algınlığı semptomlarına birebir bulunduğunu doğrular niteliktedir.

Bir kaşık bal yiyin. Balın yapışkan yapısı üst solunum yolu enfeksiyonlarına iyi istikbal ve öksürüğünüzü gerektiğince hafifletecektir. Bir araştırma, yatmadan evvelce yarım çorba kaşığı bal tüketen çocukların, öksürük şurubu içenlerden daha az öksürdüğünü göstermiştir. Bal amacıyla nerdeyse natural antibiyotik diyebiliriz. Balı bir bardak kafeinsiz çaya ya da limon suyuna ekleyerek tüketebilirsiniz. Fakat 1 yaşından ufak çocuklara bal verilmemelidir.

 

Bebeklerde grip nasıl geçer diye merak ediyorsanız;

Tavuk suyu çorbası amacıyla. Neredeyse bütün annelerin önerisi olan tavuk suyu aslında de etkili bir yöntemdir. Çünkü tavuk suyu bedenimizdeki enflamasyonu yatıştırır. Bu sayede de ağrı ve tıkanıklık bulguları gerektiğince hafifler. Hem de bu öğünde beneninize lüzumlu enerjiyi verecek kalori de mevcut.

Burun Tıkanıklığı Nasıl Geçer?

 

Mutlaka tuzlu su ile gargara yapın. Ilık suyun amacıylae koyacağınız yarım çay kaşığı tuz ile ağzınızı çalkalamanız mukusu gevşetecektir. Burun tıkanıklığınız bir nebze de olsa azalacaktır.

Yüzünüze gün içersinde birkaç kez sıcak ve ıslak bir bez koyun.

Başınızı her vakit yüksekte tutun, uzanmak burun tıkanıklığını arttırır.

Fayda göremezseniz tıkanıklık giderici burun spreyi kullanın.


Hemofili Hastalığı Nedir, Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

By Sağlıklı Yaşam

HEMOFİLİ NEDİR?

 

Hemofili, kandaki yeterli pıhtılaşma faktörlerinin eksikliği sebebiyle kanın normal civarda pıhtılaşmamasıdır. Hemofili hastalığı, Kan pıhtılaşması hastalığı olarak da bilinir. Anormal ya da abartılı kanamaya namacıyla olan bir kanama sorunluluğudur diyebiliriz. Vücudunuzda meydana gelen kesiklerin var olandan daha uzun sürmesine sebep olur. Bu kanamalar hayatı tehdit edici düzeye gelebilir. Genetik (kalıtsal) bir hastalık bulunduğu amacıyla ebeveynlerden çocuklara geçebilir.

Hemofili Hastalığı Nedir ve Neden Oluşur?

Hemofili hastalığı kalıtsal mutasyonlar neticesi oluşur. Bahsedilen mutasyonlar, kanın pıhtılaşma adımında lüzumlu olan proteinleri kodlamaya yarayan genleri içerir. Proteinin eksikliği ve işlevsizliği sebebiyle kan pıhtılaşması bozulmuş olur ve birtakım kanama semptomları meydana çıkar.

 

Bildiğiniz üzere erkekler XY, kadınlar XX kromozomunu taşımaktadır. Hemofili A ve B, X kromozomunda çekingen bir kalıtsal modelle miras kalmıştır. Bu sebeple hemofili hastalığı genelde erkeklerde gerektiğince yaygındır.

 

Hemofili a ve hemofili b olmak üzere iki çeşidi bulunur. Nadir olarak Hemofili C ile karşılaşılabilir, ancak tesir olarak A ve B kadar dikkat çekici değildir.

 

Hemofili A

 

Klasik hemofili, olarak da anılır. Hemofili A, gendeki bir mutasyondan kaynaklanır, bu amaçla bu pıhtılaşma etkeninin eksikliğinden oluşur. Hemofili A, Faktör VIII (Faktör 8) eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Hemofili A, başka insanlara oranla daha uzun kanamalara sebep olur. Hemofili A, hemofili B’den çok daha yaygındır. Referans değerlerine göre Hafif, Orta ve Şiddetli Hemofili A çeşitleri bulunuyor.

Faktör VIII (Faktör 8)

Faktör 8, mühim bir kan pıhtılaşma faktörüdür. F8(FVIII) srandardı değer olarak ortalama % 50 ila % 150 arasındadır.

 

Hafif hemofili A (I);  hafif hemofili olan şahıslar yalnızca ciddi yaralanma, travma ya da operasyondan sonra kanama yaşarlar.

 

Orta hemofili a (% 1 ila% 5); yaralanmalardan sonrasında kanama atakları geçirirler. Belirli bir sebebi olmadan meydana çıkan kanamalara kendi kendine kanama atak denir.

 

Şiddetli hemofili A (%1); bir yaralanmanın sonrasında kanama geçirir ve sık sık mafsal ve kaslarda kanama atakları oluşur.

 

Hemofili B

 

Hemofili b (noel hastalığı olarak da bilinir), gendeki bir mutasyon nedeniyle unsur ix (unsur 9) eksikliğinden kaynaklanır., hemofili b (faktör 9) eksikliğinden doğar. Dişilerde iki X kromozomu bulunduğu amacıyla, bir gen sorunlu olsa bile öteki çalışabilir. Erkekler de yalnızca bir X kromozomu bulunduğu amacıyla F9 eksikse Hemofili B hastalığına sahip olur.

 

Faktör IX (Faktör 9)

Faktör 9, k vitaminine bağlı karaciğerde bireşim edilen bir pıhtılaşma unsurudur. Referans değerleri % 50 ila % 150 arasındadır. Sonuçları Hemofili A semptomlarına benzemektedir.


Cildi Güzelleştiren Bitkisel; Çay Ağacı

By Sağlıklı Yaşam

Cildi Güzelleştiren Bitkisel; Çay Ağacı

 

Çay Ağacı Yağı Nedir?

Hint Defnesi bitkisinin yapraklarının damıtılmasıyla elde edilen çay ağacı yağı, faydalarla dolu içeriği yardımıyla fazlası hastalığı engellemesi ve bilhassa de cilt bakımı yönünden faydalı bir bitkisel yağ olmasıyla son senelerde popülarite kazanmıştır. Cildi yenileme özelliği ile fazlası insanın cilt bakım rutinlerinde yer almaya başlayan çay ağacı yağı cilt yenileyici yağlar arasında tesirini en süratli gösterenlerdendir. Sivilce oluşumunu engel olan ve meydana gelen sivilcelerin de iyileşme sürecini hızlandıran bu yağı kullanmak amacıyla cildinizin alerjik açıdan ne kadar titiz bulunduğuna bakmalı ve ardından da kullanmanız uygunsa orijinal çay ağacı yağı bulmalısınız.

Çay Ağacı Yağının Faydaları

 

Sivilceleri azaltma özelliği ile bölümünde gerektiğince çok tercih edilen çay ağacı yağının değişik alanlarda çok büyük faydaları vardır.

 

Çay ağacı yağı, makyaj temizlemek amacıyla gerektiğince faydalı bir içeriktir ve yağlı içeriği yardımıyla çıkması zor makyajları temizlemekte de başarılıdır.

Çay ağacı yağı özellik olarak dezenfekte edicidir. Yani bu yağ cilt yüzeyinde leke ve toz birikimini engeller ve yağlanmayı dengeler. Sivilcelerin oluşumuna zemin gerçekleştiren en mühim faktör yağlı ve pis bir cilt bulunduğu amacıyla cilt bakım rutinlerinde çay ağacı yağı kullananlar sivilcelerden korunurlar. Sivilceler amacıyla çay ağacı yağı kullanırken ilgi edilmesi gereken mühim bir nokta; yağın sulandırılarak ya da birtakım yağlarla seyreltilerek kullanılması gerekliliğidir. Çünkü çay ağacı yağını direkt olarak kullanmak birtakım durumlarda cilde ağır gelebilir ve bu da yüzde yanıklar olmasını yanında getirir.,

Kötü kokular, insanların sosyal hayatını  etkileyecek kadar büyük tesire sahiptir. Hal bu tür olunca insanlar kötü kokularla savaşmak amacıyla fazlası tedbir almaya başlamıştır. Bu tedbirlerden birtakımları eczanelerde satılan ilaçlarken birtakımları da kozmetik ürünleridir.Çay ağacı yağı da kötü kokularla savaşan natural bir deodoranttır. Genellikle ayak kokusu üstünde olumlu tesiri olan çay ağacı yağı, doğru kullanım şekilleriyle bütün bedende hapsolmuş kötü kokunun üstesinden gelebilir.

Daha evvelce de bildirdiğimiz gibi çay ağacının ciltteki yağ oranını dengeleme özelliği vardır. Çok yağsız ciltlerde ortaya gelmesi mümkün problemlerden egzama, çay ağacı yağı kullanımıyla dengelenebilir. Egzama, cildin kuru yapısının gerilim ve alerji gibi problemler neticesinde kızarıp kabararak dışarı atmasından doğan hastalıktır. Cilt dışarıdan görünen bir organımız bulunduğu amacıyla bu hastalık sosyal hayatımızı da engelleyebilir. Çay ağacı yağı bu hastalığın üstesinden gelmek amacıyla kullanılabilecek en natural içeriklerden biridir.


Bağışıklık düzeneğinin zayıf bulunduğunu gösteren işaretler nelerdir? Nasıl güçlendirilir?

By Sağlıklı Yaşam

Bağışıklık düzeneğinin zayıf bulunduğunu gösteren işaretler nelerdir? Nasıl güçlendirilir?

 

Sofralarınızda birkaç değişim ile kısa sürede bağışıklığınızı yenileyebilirsiniz. Bunun amacıyla sofranızdan eksik etmemeniz gereken gıdaları ve eksper tavsiyelerinden 8 mühim bağışıklık güçlendirmenin yolunu araştırdık. Haberin teferruatında bağışıklığınızı güçlendiren ve sağlıklı beslenmeye dair her şeyi bulabilirsiniz.

Bağışıklık sistemi bedenin koruma kapısına benzetilir. Bu sistem bedene giren bütün bakteri, parazit ve hücreleri denetim eder. Zararlı olanlara karşı harekete geçerek bedenin deforme olmasına izin vermez. Alerjik tepkilere karşı gerektiğince titiz olan bu sistem bedenin koruma kalkanı olmasından yeterli miktarda vitamin ve mineral depo etmelidir. Çünkü bağışıklık sistemi zayıfladığı an bedenin hastalıklı hücrelere karşı gardı düşer. Çok kısa sürede hastalanmaya başlar. Hatta kanser hastalıklarına bile zemin hazırlar. Fakat bağışıklığın zayıflaması gözle görülen bir hal değildir. Farklı meydana çıkan bağışıklık düzeneğinin zayıflığı birtakım hastalıklarında bulguları ile aynıdır. Bu yüzden açıklanan kendini gösterir göstermez bir ekspertize başvurmakta yarar var. Aksi durumda bağışıklık sistemi zayıflığı sanıldığı kadar normal bir sıhhat hali değildir.

 

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN ZAYIF OLDUĞUNU GÖSTEREN İŞARETLER NELERDİR?

– Sık sık tekrarlanan üst solunum yolu hastalıkları,

– Mantar enfeksiyonun cilt yüzeyinde yaygınlaşması ilaveten cilt yüzeyinin titiz olması,

 

– Kronik belirti halina gelen yorgunluğun giderek artması,

 

– El ve ayak soğukluğu,

 

– Vücut organlarındaki fonksiyonlarının komplikasyonlarının azalması,

 

– Düzenli beslenilmesine karşın alınan vitamin ve minerallerin yeterli miktarda bedene dağılmaması,

 

– Ağız ortamında çoğalan enfeksiyon ve bakteri sıhhatli hücrelerin mutasyona uğrayarak bütünöre yol açar. En hafif belirtiu aft ve uçuklar olmasına karşın en ağırı ise kanserdir.

 

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ NASIL GÜÇLENDİRİLİR?

 

– Vücut yeterli miktarda dinlenmediğinde gerilim hormonları yüksek derecede çalışır. Bu da bireyin agresif ve yorgun olmasına namacıyla olur. Akabinde ise bağışıklığın kilo vermesine ve hastalıklara karşı direnç azalır. Eksperler bunun amacıyla derli toplu uykunun koşul bulunduğunu vurguluyor.

 

– Yapılan incelemelerde günlük 30 dakikalık egzersiz bağışıklığın güçlenmesinde etkili bulunduğu meydana çıkarıldı. Aynı vakitte bu egzersizler iyi bir uyku ortamı amacıyla hormonların salgılanmasını da destekler.

 

– Hem de eksperler günlük birtakım yiyeceklerin tüketilmesi gerekliliğini ve bu gıdaları bağımlılık halina getirilmesi gerekliliğini belirtiyor.


Adet Gecikmesi ve Sancısına Karşı Çözümler

By Sağlıklı Yaşam

Adet Gecikmesi ve Sancısına Karşı Çözümler

 

Kadınların belki de en büyük problemlerinden biri  adet gecikmesidir. Gündelik hayatı gerektiğince etkileyen bu gecikmeyi geçirmek amacıyla pek çok teknik bulunmaktadır. Peki en etkilileri neler? Bugün ki yazımızda adet gecikmesi ve sancısı ile ilgili mühim bulgular vereceğiz.

Öncelikle kadınların korkulu rüyası adet gecikmesinden bahsedelim. Adet derli toplu olmadığında ve bir hayli geciktiğinde bu kadınlarda paniğe sebep olabilir. Fakat adet gecikmesinin nedeni her vakit gebelik değildir. Peki diğer ne sebepleri vardır? Adet gecikmesinin en mühim sebeplerinden ilki psikolojik sıkıntılardır. Genellikle gerilimli ruh durumu bunda çok mühim bir rol oynar. Bazense fizyolojik bir nedeni olabilir ve kesinlikle bir kadın doğum eksperine görünmek gerekir.

Kişinin adet gecikmesi yaşadığında kendisine sorması gereken sorular vardır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz?

 

1-Adetimi etkileyecek derli toplu olarak kullandığım bir ilaç var mı?

2-Gerçekten çok mı gerilimli bir ruh durumundeyim?

3-Yakın vakitte diğer bir hastalık geçirdim mi?

4-Yakın vakitte ani bir kilo kaybı/alımı yaşadım mı?

5-Düzensiz ve kötü mü besleniyorum?

 

Bu sorulardan rastgele birine cevabınız evet ise, adetinizin düzensiz olması çok normal bir durumdur. Eğer bu problemlerden rastgele birini hayatadıysanız, bir hekime görünmenizde yarar var. Çünkü birtakım kist oluşumları da adet gecikmesine nedeniyet verebilir. Bunu sadece ultrasona girerek anlayabilirsiniz.

Doktora gitmeden evvelce kendi tekniklerinizle adet olmak istiyorsanız evde deneyebileceğiniz çok kolay teknikler bulunmaktadır. Bunlardan birtakımları;

⦁ Papatya, kantaron, rezene, biberiye gibi bitki çayları tüketmek,

⦁ Maydanoz, soğan gibi adet söktürücü sebzeler tüketmek,

⦁ Karın bölgesine sıcak su torbası tutmak.

 

bu tekniklerden rastgele bir netice alınamazsa adet söktürücü ilaçlara başvurulabilir. Öte yandan bir diğer mühim husus da adet sancısıdır. Kadınların hayat niteliğini gerektiğince düşüren bu sancı, kimyasal olan ilaçlardan ziyade natural yollarla çözülmelidir. Bunun amacıylase;

 

Rahatlamak amacıyla egzersiz yapılabilir,

Yukarıda anlatılan bitki çayları tüketilebilir,

İçinde kalsiyum tespit edilen gıdalar tüketilebilir ve,

Ilık bir duş her vakit iyi gelecektir.

Bunlar evde denenebilecek kolay tekniklerdir. Adet gecikmesi ve sancısına ürolojik diğer nedenler yol açabilir. Mutlaka bir kadın doğum eksperine başvurmak gerekmektedir.


Burun Estetiği Hakkında Kesinlikle Bilinmesi Gerekenler

By Sağlıklı Yaşam

Burun Estetiği Hakkında Kesinlikle Bilinmesi Gerekenler

Ülkemizde oluşturulan bir incelemeye göre her sene aşağı yukarı olarak 50 bine yakın estetik operasyonları yapılıyor ve bunların da büyük çoklığını burun estetiği ameliyatları oluşturuyor. Genellikle kadınlar kendilerinde rahatsız oldukları mekanları (burun, meme, dudak, çene gibi…) estetik cerrahları aracılığı ile istedikleri şekle getirmeyi amaçlarlar.

 

Ve her sene burun estetiği daha çok gençler arasında giderek artış göstermektedir. Elbette ki herkes istediği estetik manzarae kavuşmak amacıyla bıçak altına yatma arzusunda özgürdür. Fakat burun estetiğinde ilgi edilmesi gereken bir grup mühim ayrıntılar da vardır. Örneğin;

Burun estetiği

Burun estetiği ameliyatı olmadan evvelce ameliyatı yapacak olan cerrahı eğitim, deneyim kısaca yaptığı işlerle alakalı yeteri düzeyde tetkik gerçekleştirme gerekir. Aksi takdirde burunda daha estetik bir manzara kazanayım derken aksine hayal kırıklığına uğrayarak depresyona girmek de kaçınılmaz oluyor ne yazık ki.

Burun estetiği ameliyatı tahmin edildiğinin aksine gayet meşakkatli ve çok çok ilgi gerektiren bir işlemdir. Bu işi Türkiye’de yapan çok sayıda doktor bulunmaktadır. Fakat her estetik cerrah iyi bir cerrah olmayacağı gibi her hastanenin ideal gördüğü fiyat aralığı da aynı olmayabiliyor. Siz siz olun, burun estetiğini ucuza getireceğim diye deneyimsinden yeteri kadar emin olmadığınız fakat bu işi ucuza mal edeceğinizi bildiren her doktora yaptırmayın. Aksi durumda daha sonra yine yine burun estetiği operasyonu geçirmek mecburiyetinde kalabilirsiniz.

En iyi Burun Estetiği

Burun estetiği yapmış olduracaksanız, çok belirgin bir halde kendini belli edecek düzeyde bir ameliyat istemeyin. Hafif kaldırma yada revizyon işlemleri ile gerçekte estetiksiz bir imaj çizmenizdir mühim olan. Örneğin, bu tarz bir ameliyat ardından insanların sizi gördüğünde “ aa sende bu gün ayrı bir güzellik var, tatil sana yaramış, yeteri kadar dinlendin galiba” şeklindeki söylemleri ile karşılaşıyorsanız burun estetiği operasyonunuz başarı ile sonuçlanmıştır demektir.

Ayrıca unutmamalısınız ki, güzellik estetikle değil doğallığı yakalamakla mümkündür.  Estetik ardından haddinden çok küçülmüş burunlar her ne kadar bir devre tercih edilse de bundan sonra bugünümüzde pek de talep edilen bir model değildir zaten.


Diz Ağrısı Sebepleri ve Tedavileri

By Sağlıklı Yaşam

Diz Ağrısı Sebepleri ve Tedavileri

 

Diz Ağrısı Nedir?

 

Diz mafsalleri, bedenin hareket halinda olmasını gerçekleştiren en mühim parçalardan biridir. Günlük hayatta çok çok sarfedilen bu mafsallerin, yaralanma ve zedelenme olasılülüğü bir hayli yüksek. Diz ağrısı, vakitsızdır. Her yaştan şahıs bu ağrılarla karşılaşabilir. Bir ya da iki dizde yaşanan ağrı, şişlik ve hassasiyet olarak tanımlanır.

Diz Ağrısı Belirtileri

 

Ağrının yeri ve şiddeti, bozukluğun namacıylaine bağlı olarak değişim gösterir. Genel olarak diz ağrısı bulgularıni şu şekilde sıralayabiliriz:

 

Sertlik ve şişme

Kızarıklık ve sıcaklık

Zayıflık

Bükme esnasında ses çıkması

Dizi düz tutamama

 

Diz Ağrısı Sebepleri

 

Yaralanmalar, en sık karşılaşılan diz ağrısı namacıylaleri arasında yer alır. Yaralanmalar, dizimizdeki kemikleri, kıkırdakları, bağları etkilediği gibi diz mafsalını çevreleyen tendonları ve su dolu kesecikleri de etkileyebilir. Özellikle görülen diz yaralanmaları şunlardır:

 

ACL yaralanması: ACL hasarı, ön çapraz bağın (ACL) yırtılması manasına gelir. Bir ACL hasarı bilhassa basketbol,   futbol ve ani hareket farkılıkları gerektiren diğer spor yapan şahıslarda süregelen olarak görülür.

Kırıklar: Diz kapağı ve diz kemikleri, çarpışmalarda ya da düşmelerde kırılabilir.

Yırtık menisküs: Menisküs, kemiklerin arasında tespit edilen kıkırdak yapıda meydana gelen rahatsızlıktır. Üzerinizde ağırlık taşırken ansızın dizinizi bükerseniz, yırtılabilir.

Patellar tendinit: Tendinit, bir ya da daha çok tendonun, kasları kemiklere bağlayan kalın, fibröz dokuların tahriş ve iltihaplanmasıdır. Koşucular, kayakçılar, bisikletçiler ve atlamada rol oynayanlar, uyluk kemiğinin ön tarafındaki kuadriseps kasını shinbone’e bağlayan patellar tendonda iltihaplanma eğilimi gösterirler.

Mekanik sorunlar

Gevşek vücut: Bazı yaralanmalar ya da kemik-kıkırdak dejenerasyonu, bir parça kemiğin ya da kıkırdağın parçalanmasına, mafsal boşluğunda yüzmesine namacıyla olabilir. Bu gevşek vücut, diz mafsalı hareketine araya girmek etmediği prosese rastgele bir sorun yaratmayabilir, bu halde kapı menteşesine takılan bir kalem gibi bir şeydir.

Çıkık diz kapağı: Bu, dizinizin ön tarafını örten üçgen kemiğin (patella), genelde dizinizin dışına doğru kaymasıyla oluşur. Bazı hallerde diz kapağı yer değiştirebilir.

Kalça ya da ayak ağrısı: Kalça ya da ayak ağrınız varsa, bu ağrılı mafsalleri rahatlatmak amacıyla yürüyüş şeklinizi değiştirebilirsiniz. Ancak bu değişmiş yürüyüş diz mafsalınızde daha çok gerilim yaratabilir. Bazı hallerde, kalça ya da ayaktaki sorunlar ağrıyı mısra yönlendirebilir.

Diz Kireçlenmesi

 

Eklemde sıvı azalması kireçlenme olarak bilinmektedir. Ancak her sıvı azalması kireçlenme olarak adlandırılmaz. Sıvı artışı da aynı kapıya çıkıyor diyebiliriz. Eğer şahısde çok sıvı varsa, kireçlenmesi tedavisi bu iltihaplı sıvıyı boşaltmakla başlar.

 

Diz kireçlenmesine ne iyi gelir?

 

Kireçlenme tedavisinde, hastanın yaşı ve hali gerektiğince ehemmiyet arz eder. Tedavi tekniği bu etkenler baz alınarak belirlenir.

 

  • İlaç tedavisi
  • Eklem enjeksiyonları
  • Lazer
  • Kaplıca
  • Manüel terapi
  • Ortez ve cihazlama
  • Kilo vermek
  • Diz kaslarını güçlendirmek
  • Cerrahi araya girmek

 

Diz Ağrısı İçin Alınabilecek Önlemler

 

  • Her vakit olası olmasa da birtakım öneriler diz ağrısını önlemede size yardımcı olabilir:
  • Fazla kilolardan kurtulun: Sağlıklı kiloya geldiğinizde bu kilonuzu koruyun. Dizleriniz amacıyla yapabileceğiniz en büyük iyilik budur. Her çok kilo mafsallerinize ek yük demektir ve yaralanma tehlikesini arttırır.
  • Spor evveli ısınma: Kaslarınızı spora hazırlamak amacıyla vakit ayırın. Tekniğinizin ve hareketinizin iyi olmasını sağlamak amacıyla bir antrenör ile çalışın.
  • Güçlü ve elastik olun: Diz yaralanmasının namacıylalerinden biri de zayıf kaslar. Denge eğitimi, dizlerinizdeki kasların daha etkili bir şekilde işlevini gerçekleştirmesine yardımcı olacaktır. Antrenmanlarınıza ekleyin.

Mide Botoksu Nedir?

By Sağlıklı Yaşam

Mide Botoksu Nedir?

 

Aynaya baktığınızda ‘daha zayıf bir siz’le karşılaşmak hayatınızdaki en büyük hayallerinizden biri olabilir. Hatta bu dileğiniz tarafında bugüne dek doktorlara gitmiş, spor salonlarına yazılmış ve bir sürü diyet denemiş de olabilirsiniz. Ancak belki de hala zayıflayamamışsınızdır. Merak etmeyin yeryüzünde sizinle aynı halde çok şahıs var. Öncelik ile zayıflamak amacıyla her yolu denemeye gönüllü olup da iş programya geldiği zaman zorlanan ilk şahıs olmadığınızı bilin. Ardından da tıp dünyasının sizinle aynı haldeki bireylerin daha mutlu ve sıhhatli olması amacıyla durmadan yeni yöntemler ilerlettiğinin farkına varın.

Tıp dünyasının zayıflama bölümünde ilerlettiği yöntemlerden mide botoksunun popülaritesi her geride bıraktığımız gün artmaktadır.

Midenin belirli bölgelerine toksin uygulanmasıyla midenin kasılma adedinin düşmesini sağlayarak iştahı dengelemeyi amaçlayan zayıflama tekniğine mide botoksu denir. Dünyada son 10-15 senedir hayvanlar üstünde denenen bu tekniğin insanları zayıflatmak amacıyla tercih edilmesi gerektiğince yeni bir olaydır. Yöntem çok yeni bulunduğu amacıyla şimdilik tecrübe edinin bireylerin adedi çok çok değildir. Ancak herkes operasyonun ne kadar işe yaradığını merak etmektedir.

 

Mide Botoksu Nasıl Uygulanır?

Mide botoksu prosedürü, gastroskopi ardından mide botoksuna ideal bulunduğuna karar verdiği mideye Botilinum toksinin yani botoksun enjekte edilmesiyle tamamlanan gerektiğince kolay bir operasyondur. Sadece damar yolu açılması prosedürün yapılması amacıyla yeterlidir. Bu damar yolundan verdiği sakinleştiricilerle uyutulan hasta, operasyon esnasında hiçbir şey hissetmez. Midede gastroskopide bir problem çıkmazsa bu damar yolundan ilerletilen iğneyle midenin tespit edilen bölgesine botoks yavaş yavaş enjekte edilir ve prosedür sona erer. Yaklaşık 20 dakika süren bu prosedürü yaptırdıktan sonra hastanede kalmanız gerekmez. Hem de ertesi gün işinize gitmenizi de engellemeyen bu prosedürle sosyal hayatınıza hiç ara vermeden hayalinizdeki manzara ve sağlığınız amacıyla büyük bir ismim atabilirsiniz.

 

Mide botoksu yaptıracaksanız; operasyon günü hastaneye aç gitmelisiniz.

Mide Botoksu Faydaları

 

Yeni bir tıp programı çıktığında herkes bu programın ne kadar yararlı bulunduğunu merak etmektedir. Mide botoksunun yararları da insanlar doğrulusunda merak edilmektedir. Bu operasyonun yararı en kilo veremeyen insanın bile zayıflamasını sağlamasıdır. Çünkü yapılan botoks yardımıyla iştahı kapanan şahıs operasyonu gerçekleştiren doktorunun önerilerini de öneme alırsa kendini kilo verirken bulacaktır. Aynı zamanda bu operasyon efsunk cerrahi müdahalelerden ürken insanlarla rejim listelerine uyum sağlayamayan insanoğluın da zayıflamasını sağlamasıyla kilo veremeyenlere büyük fayda oluşturan bir program olmuştur.


Boyun ağrısı niçinleri nelerdir? Boyun ağrısı nasıl geçer?

By Sağlıklı Yaşam

Boyun Ağrısı Nedir?

 

Boyun kemikleri, bağları ve kasları başımızı destekler ve hareket etmemize izin verir. Herhangi bir yaralanma ve anormallik neticesi boyun ağrısı ve sertlik gibi sebepler doğurabilir.  Çoğu vakit bu hal ciddi bir sorun yaratmaz ve birkaç gün içersinde geçebilir. Ancak birtakım hallerde ciddi hastalıklara işaret edebilir. Boyun ağrınız bir haftadan uzun vakitdir devam ediyorsa, kesinlikle bir hekime başvurun.

 

Boyun ağrısı şu şekilde hissedilebilir:

 

  • Baş faaliyetlerini zorlaştıran sert ağrı
  • Tek noktada keskin ağrı
  • Genel bir alanda meydana gelen hassasiyet
  • Baş bölgesinde yayılmış ağrı
  • Omuz, kol ve parmaklara yayılmış ağrılar
  • Ciddi sorunleri işaret eden bulgular:
  • Omuza, kollara ya da parmaklara sunulan karıncalanma, anlaşma ya da zayıflık
  • Nesneleri kavrama ya da kaldırma ile alakalı sorun
  • Yürüme, denge ya da koordinasyon ile alakalı sorunler
  • Mesane ya da bağırsak denetimi kaybı

 

Boyun Ağrısının Nedenleri

 

Boyun ağrısı çok sık yaşanan bir sorundur. Kimi vakit kötü duruş ve aşırı kullanımdan kaynaklanırken kimi vakit düşme, spor ve zedelenme gibi sebeplerden kaynaklanabilir. Boyunda ağrıya niçin olan bir grup sorunleri şu şekilde inceleyebiliriz.

 

Yaygın olarak, boyunda ağrıya niçin olan bir grup sorunler vardır. Ek olarak, sinir yolları vakitsince tahriş, omuz, baş, kol ve el içine ağrıya niçin olabilir. Omuriliğin tahrişi, bacakların ve boyun altındaki diğer alanlara ağrıya niçin olabilir. Bazı boyun ağrısı niçinleri:

Kas gerginliği

 

  • Kötü duruş
  • Uzun vakit masa başında çalışmak
  • Kötü pozisyonda uyumak
  • Egzersiz esnasında zedelenme
  • Alınan Hasarlar

 

Boyun, zedelenmelere karşı gerektiğince hassastır. Boyun kemiklerinin kırılması, omuriliğe de hasar verebilir. Ani sarsıntı sebebiyle meydana gelen boyun yaralanmaları kamçı olarak bilinir.

 

Kalp Krizi

 

  • Boyun ağrısı, kalp krizinin bir sendromu olabilir.
  • Nefes darlığı
  • Terleme
  • Mide bulantısı
  • Kusma
  • Kol ya da çene ağrısı

Benzeri kalp krizi bulgularıniz varsa derhal bir ambulans çağırın ya da yakınınızdaki acil servise başvurun.

 

Menenjit

Beyin ve omuriliği çevreleyen ince dokunun iltihaplanması menenjit olarak bilinir.  Menenjit kesinlikle hafife alınmaması gereken, ölümcül neticeler doğurabilen bir rahatsızlıktır.

 

  • Diğer Nedenler;
  • Doğuştan anormallikler
  • Enfeksiyonlar
  • Apseler
  • Tümörler
  • Omurga kanseri
  • Eklemlerin şişmesi ve kemik çıkıntıları
  • Fıtık
  • Osteoporoz, vakitgelen metabolik kemik hastalığıdır. Kemiklerin zayıflaması ve ufak kırıklara sebep olabilir.
  • Yaşlanma
  • Fibromiyalji , boyun ve omuz bölgesinde kas ağrısına niçin olabilir.

Boyun Fıtığı Nedir?

 

Omurlar arasında, hareket etmemizi gerçekleştiren ve hareketlerin sertliğini emen diskler bulunur. Vücut ağırlığımız bu diskler yardımıyla bütün bedene eşit oranda yayılır. Zamanla diskler aşınabilir ve seneler geçtikçe lüzumlu sıvıyı kaybeder. Bu bölümde fıtık ortaya gelir. Zamanla yıpranacağı gibi aşırı ve zor olan hareketlerde fıtığa sebep olabilmektedir.

 

Boyun fıtığı bulguları nelerdir?

  • Tek kola sunulan ağrı
  • Uyuşma
  • Kuvvet kaybı
  • Cisimleri kavrayamama
  • Yürümede güçlük

 

Boyun fıtığına ne iyi gelir?

Eğer fıtığınız hafifse, bu zorlu vakitci istirahat ederek atlatabilirsiniz. Basit fizik tedavi yöntemleri size iyi istikbal bir diğer seçenektir. Ağrınız fazlaysa ve ağrı kesici, fizik tedavi gibi yöntemler iyi gelmiyorsa boyun fıtığı tedavisi şüphesiz ameliyat olacaktır.

 

Boyun Ağrısı Nasıl Tedavi Edilir?

Uzun vakitn boyun ağrılarınız varsa kesinlikle bir hekime başvurun. Muayene esnasında geçirdiğiniz yaralanmalardan ve kazalardan doktorunuzu haberdar etmelisiniz. Boyun ağrısı tedavisi, tanıya bağlı olarak değişebilmektedir. Doktorunuz doğrulusunda eklenilen tanı ardından boyun ağrısı tedavisi şunları içerebilir:

 

  • Buz ve ısı terapisi
  • Egzersiz, germe ve fizik tedavi
  • Ağrı kesici ilaç
  • Kas gevşeticiler
  • Boyun tasması
  • Enfeksiyonunuz varsa antibiyotikler
  • Gerekli halde uygulanacak cerrahi müdehaleler

İSTANBUL İÇİ EN İYİ BEL BOYUN TEDAVİSİ İÇİN ÖNEREBİLECEĞİMİZ KİŞİ HULUSİ COŞKUN

Üsküdar, Ümraniye, Kadıköy, Ataşehir, Çekmeköy, İstanbul

İLETİŞİM BİLGİLERİ: Tel: +90 532 784 78 85

WEB SİTE ADRESİ: Bel boyun okulu


Hamilelik Bulguları Nelerdir ?

By Sağlıklı Yaşam

Hamilelik Bulguları Nelerdir?

 

Mide bulantısı ve baş dönmesi denilince ilk akla gelen hamilelik olur. Fakat bu iki bulgu kuşkusuz yeterli değildir. Peki, hamilelik bilgilerı nelerdir? Her anne adayının yaşadığı hamilelik bilgilerı birbirinden değişikdır. Fakat ortak kabul edilen genel bilgiler kuşkusuz vardır.

 

Hamilelik Bulguları Ne Zaman Başlar?

 

Genel olarak hamilelik bilgilerınin 1 ay gibi bir süreçten sonra başladığı söylenir. Bu süreçte daha çok belirlemein meydana çıktığı doğrudur. Fakat hamilelik süreci, erkek üreme hücresi spermin, kadın üreme hücresi ile buluşarak yumurta amacıylae girmesi ile başlar. Ardından döllenme ile birlikte yeni bir canlının oluşumu başlar.

 

Tüm şunlar bayanın adetine 4-5 gün kala sonuçlanmış olmaktadır. Bu sırada kadın vücudunda çok az hissedilen birtakım değişiklıklar olur. Mesela ateş basması ve akıntı en çok hissedilen erken hamilelik bilgilerı arasındadır.

 

Hamile olup olmadığını kavramak amacıyla ilk olarak regl döngüsü takip edilmektedir. Fakat regl dönemindeki gecikmeler, çoğu değişik nedenler ile de olabileceği amacıyla hamilelik nedeni olmayabilir.

 

Hafta Hafta Hamilelik Bulguları

 

1-Hamilelik başlangıcı itibariyle 2.hafta ile 4.hafta arasında hafif lekelenmeler ve kramplar olabilir.

2-hafta en mühim bulgu regl gecikmesidir.

3-hafta itibariyle yorgunluk başlayabilir.

4-haftada mide bulantısı, göğüslerde hassasiyet ve hafif ağrılar, sık idrara çıkma

5-Hafta ruhsal dalgalanmalar

6-haftada tansiyonda yükselme ya da düşüşler

7-haftada yemek ve kokulara karşı ilerleyen tepkiler

8-hafta akne ve sivilceler olabilir

9-haftada kilo alımı başlar

10-haftadan sonra hamilelik bundan dolayı salgılanan hormonların yükselmesi ile çoğu değişim başlamaktadır.

 

Bahsettiğimiz hamilelik bilgilerı genel olarak belirleme edilen, en çok yaşanan değişimlerdir. Hamilelik bilgilerı nelerdir diye merak eden anne adayları, şayet hamilelik beklentisi içersinde iseler regl dönemlerini sıkı bir şekilde takip ederler. Bulguları hissetme hususu ile ilgili daha hazırlıklıdırlar. Vücutlarını yakın takibe alarak dinlerler. Sonuç olarak  en erken bilgilerı de hissetmeleri söz hususu olur.

 

Hamileliğin başlamasıyla bedende salgılanan hormonlarda ciddi anlamda değişiklıklar olmaktadır. Hcg, Progesteron ve Ostrojen hormonlarının seviyeleri artmaktadır. Bu değişimler her bayanın kendi fizyolojik ve ruhsal haline göre değişik şekillerde hissedilir.


Erkeklerin Menopozu: Andropoz Nedir?

By Sağlıklı Yaşam

Erkeklerin Menopozu: Andropoz Nedir?

 

İnsan bedeni yaşça büyüdükçe detaylı sıkıntılarla karşılaşıyor. Adam hanım fark etmeksizin kendini yayınlayan sıkıntıların başlangıcında menopoz ve andropoz geliyor. Kadınların adetten kesilme hali olan menopoz herkes doğrulusunda bilinir ama andropoz nedir diye sorulduğunda fazlası kimse yanıt veremez. Biyolojik saat yalnızca bayanlara özel değildir. Yani tabiat bu hususta iki tarafa de eşitlik sağlamış. Kadın da erkek de yaşlandığında isimleri değişik olsa da derhal derhal aynı bulguları olan bir halle karşılaşıyorlar.

 

 

Andropoz’un Bulguları Nelerdir?

 

Andropoz, fiziksel, cinsel ve psikolojik problemlere namacıyla olabilir. Bu açıklanan genelde yaşça büyüdükçe gelişme kaydeder. Andropozun bulguları alttaki gibidir.

 

Düşük enerji

Depresyon

Motivasyon düşüklüğü

Öz itimat düşüklüğü

Konsantrasyon bozukluğu

Uykusuzluk ya da uyku zorluk

Vücut yağ oranının artması

Azalan kas kütlesi

Göğüslerde büyüme

Ereksiyonda güçlük

Yavaş ve güçsüz meni çıkarma

Libido düşüklüğü

Kısırlık

Ayrıca, testislerde küçülme ve sertleşme, beden tüylerinin kayıbı ya da sıcak basması da andropozun bulguları arasında olabilir.

Andropoz Tedavisi Nasıl Yapılır?

 

Andropoz nedir ve andropozun bulguları nelerdir sorularının cevabını verdik. Şimdi sıra tedavisinde… Çoğu erkek bu hali gurur sorunu halina getirip hekime görünmekten kendini alıkoyabilir. Ama bunun gurur erkeklik gurur ile bir ilgisi olmadığının farkına varıp tedavi amacıyla ismim atmalısınız. Andropoz devresine girdiğinizi düşünüyorsanız ya da yukarıda saydığımız andropoz bulgularıne sahip olduğunuzu düşünüyorsanız kesinlikle Üroloji hekimine gitmelisiniz.  Burada muayene edildikten sonra birtakım hormon tahlillerine tabi tutulabilirsiniz. Tanı konulduktan sonra tedavi sürecine başlarsınız.

 

Andropoz Dönemindeki Erkeklere Tavsiyeler

Sigara ve alkolden oldukça uzak durmalısınız.

Güneş ışığından daha çok yararlanmalısınız.

Su kullanımını artırmalısınız.

Lifli gıdaları daha çok tüketmeye başlamalısınız.

Yemek öğünlerinizde gıda detaylıliğini artırmalısınız.

Şeker kullanımını oldukça azaltmalısınız.

Süt ve süt ürünlerinin kullanımını artırmalısınız.

Bolca sebze ve meyve tüketmelisiniz.

Spor gerçekleştirme amacıyla vakit ayırmalısınız. Bunun yanısıra bisiklet sürme, yüzme gibi etkinlikler hem psiklojik hem de fiziksel olarak rahatlamanızı sağlar.


Beyaz İdrar Rengi Ne Anlama Gelir? İyi Bir Şey midir?

By Sağlıklı Yaşam

Beyaz idrar rengi son dönemlerde internet üzerinde en çok merak edilen konular arasında yer alıyor. Peki beyaz idrar rengi ne anlama gelir, iyi midir, süt gibi beyaz idrar ne demek, beyaz idrar iyi mi gibi soruların cevaplarını sizlerle paylaşacağız.

Öncelikle internette sıkça dolaşan idrar rengi çeşitli kanser hastalıklarının habercisi olabilir haberlerine hemen inanmayın. Beyaz idrar renginde kesin ve son tanıyı ancak ve ancak doktorunuz koyabilir.

Beyaz idrar rengiyle alakalı oluşan kaygılardan en büyüğü ise sarı renk haricinde olmasıdır. Kişiler genellikle hemen heyecanlanır ve olumsuz düşünmeye başlarlar.

Genellikle çok su içmekten kaynaklı şeffaf renkte idrar olabilir ve bu da doğaldır. Vücudunuzdaki fazla su bu şekilde atılır ve rengi de değişmeyebilir.

Süt rengi gibi beyaz idrar ise tıp biliminde “albinuria” olarak adlandırılır. Bir sorunun habercisi olabilir.

Beyaz idrar rengi neden olur?

1.Enfeksiyonlar

Çeşitli enfeksiyonlar idrarınızın beyaz olmasına neden olabilir. Artan beyaz hücre sayısı nedeniyle idrarınız beyaz renkte olabilir. Bununla birlikte kanda bazı kristaller de artabilir. Bu da beyaz renge sebep olabilir. Bu durumda uzman doktorunuza başvurunuz.

2. Kilüslü İdrar Atılması

Kilüs normalde vücudumuzda bulunan bir maddedir. Süt renginde bir vücut sıvısı olma özelliğini taşır. Birtakım parazitli hastalıklar (filariasis), gebelik ve doğum nedeniyle böbreklere gönderilebilir ve bu da idrarın beyaz bir renk almasına neden olabilir. Nadir görülse de olağan bir durum olabilir. Doktorunuza mutlaka danışın.

3. Kalsiyum Yüksekliği (Hiperkalsemi)

Vücutta çok fazla kalsiyum olduğunda bu böbreklere gönderilir ve vücuttan atılmak istenir. Bu durumda da idrar beyaz, süt renginde olabilir. Bu durumda idrar testi yapılır ve beyaz kısım dibe çökerse kalsiyum yüksekliği tespit edilir. Diğer tahlil değerlerine de mutlaka bakılır.

Bunun dışında da idrarda beyaz renk görülmesinin sebepleri olabilir. Başlıca nedenler aşağıdaki gibidir;

  • Böbrek problemleri
  • Vajina İltihabı
  • Kanda Protein
  • Fosfat yüksekliği
  • Cinsel Hastalıklar

Beyaz renkli idrar tedavisi nasıl yapılır?

İdrarda beyaz renk görülmesi durumunda tedavi için uygulanan başlıca yöntemler arasında düşük yağlı diyet yer alır. Vücudun süzmesi kolay gıdaları alması sağlanarak böbrekler rahatlanır ve beyazlıklardan arınması amaçlanır. Bununla birlikte bol su içilmesi hastaya telkin edilir.

Olası iltihap ve enfeksiyonların tespit edilmesi durumunda hastaya antibiyotik tedavisi uygulanabilir, burada doktor en uygun reçeteyi size yazacaktır.

Kalsiyum yüksekliği durumunda düşük kalsiyumlu bir diyet programı uygulanarak değerlerin normale dönmesi amaçlanır.

 


APTT Nedir? APTT Yüksekliği ve Düşüklüğü Ne Anlama Gelir? Nasıl Tedavi Edilir?

By Sağlıklı Yaşam

Bugün sizlerle APTT nedir? APTT yüksekliği ve APTT düşüklüğü ne anlama gelir? Normal değerleri nelerdir? APTT nasıl tedavi edilir? Hamilelikte(gebelikte) APTT düşüklüğü neden olur? sorularının cevaplarını paylaşacağız.

APTT Nedir?

Vücudun dışarıdan darbe alması durumunda yara ve kanamalar meydana gelir. Bu yara ve kanamaların durması, iyileşmesi için de kan pıhtılaşması önemlidir. Kan bir süre sonra pıhtılaşarak yarayı örter ve iyileşme süreci başlar. APTT kandaki pıhtılaşmayı ölçen bir testtir.

APTT Yüksekliği nedir?

APTT testlerin PTT testleriyle uygulanır. PTT’nin açılımı da “protromborin zamanı”dır. Yapılan APTT testlerinde sabit olan değerleri APTT için 30-40 saniyedir. PTT testinde ise 60-70 saniyedir. Yapılan APTT testinde değer 45 saniyeden büyükse ani kanama riski bulunur. Aynı şekilde PTT’de de 100 saniyeden büyük bir değer çıkarsa kanama riski vardır.

APTT Düşüklüğü nedir?

Testte çıkan değerler APTT için 30 saniye altı, PTT için de 60 saniye altı ise kan çabuk pıhtılaşıyor demektir. Ancak bu da damar yollarını tıkayabilir ve daha farklı sorunlara neden olabilir.

Gebelikte(Hamilelikte) APTT Düşüklüğü nedir?
Hamilelerde gebelik nedeniyle hormonal durumlardan ötürü APTT ve PTT değerleri düşük veya yüksek çıkabilir. Bu durumda doktorunuz gerekli uyarıları yapacaktır. Ameliyat esnasında risk oluşturan etmenler düzenli testler ile ayrıca belirlenir. Yani burada doktorunuza danışmalı ve onun önerilerini takip etmelisiniz.

APTT nasıl tedavi edilir?

APTT tedavisi için çıkan testin sonucuna göre bir yol haritası belirlenir ve doktorunuz tarafından size bildirilir. Kişiden kişiye APTT tedavisi değişken olduğu için kesin bir tedavi yönteminden bahsedilemez. Bu durumda doktorunuzun tavsiyelerini takip etmeli ve onları uygulamalısınız.

Bkz: İdrarda Epitel Görülmesi Nedir? Ne Anlama Gelir? Tedavisi Nelerdir?